3. Mersin Onur Haftası'nda ikinci gün: KHK'ları reddeden "ötekiler" buluştu

3. Mersin Onur Haftası’nda ikinci gün: KHK’ları reddeden “ötekiler” buluştu

Bu sene üçüncüsünün gerçekleştiği Mersin Onur Haftası’nın ikinci gününde “Kanun Hükmünde Kararname’ler (KHK) Sonrası Hayatlar”, “Yasın ve Melankolinin Politik Olanakları” ile “Mozaik Yapısı Olan Mersin Kentinin Ötekileri Neleri Reddediyor” atölyeleri düzenlendi.

Günün ilk oturum olan “KHK Sonrası Hayatlar” atölyesine, CHP Milletvekili Prof. Dr. Aytuğ Atıcı’da katıldı. The Monard Hotel’in ayrımcı tutumundan sonra Eğitim-Sen Mersin Şubesi’nde yapıldı.

Mersin Üniversitesi’nden KHK ile ihraç edilen Porf. Dr. Ayşe Gül Yılgör’ün modare ettiği oturumda, Barış Akademisyenleri; eğitim, sağlık, büro ve belediye emekçileri ile Jeoloji Mühendisler Odası ve Tabipler Odası’ndan katılımcılar KHK’ların hayatlarını nasıl etkilediğini, dayanışmanın nasıl örgütlenebileceğini tartıştı.

mersinonur2gun17 (2)

Fotoğraf:KaosGL

Günün ikinci oturumunda Barış Akademisyeni Hakan Altun, “Yasın ve Melankolinin Politik Olanakları” üzerine konuştu. Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden KHK ile ihraç edilen Yrd. Doç. Dr. Hakan Altun, Sophokles’in Antigone oyunu üzerinden “Kimin yası tutulur” sorusunu tartışmaya açtı.

“Bu topraklarda biz Antigone’yi yaşıyoruz” diyen Altun, oğlunun kemiklerine kavuşmak için açlık grevi yapan Kemal Gün’ü hatırlattı.

Mersin’in ötekileri onur haftasında buluştu

-mersinonursiviltoplumforumu (5)

Fotoğraf:KaosGL

Mersin’deki sivil toplum kuruluşları Onur Haftası kapsamında sivil toplum forumu düzenledi. Birlikte mücadelenin yollarını tartıştı.

Mersin Onur Haftası kapsamında günün son oturumunda “Mozaik Yapısı Olan Mersin Kentinin Ötekileri Neleri Reddediyor” başlığıyla Mersin’den farklı sivil toplum örgütü temsilcileri dayanışmayı ve kent hakkını tartıştı.

Oturumda kurumlar adına Demokratik Alevi Derneği’nden İbrahim Kılıç, Ortopedik Engelliler Derneği’nden Nihal Yüksel, Akdeniz Roman Federasyonu’ndan İbrahim Nurbel, Mersin 7 Renk LGBTİ’den Yağmur Arıcan, İnsan Hakları Derneği’nden İlhan Kılıç ve Kadın Emeği Kolektifi’nden Sandra Nalbant söz aldı.

Konuşmalarda öne çıkan ortak vurgu, devlet ve sistem tarafından kimliklerinden, cinsiyetlerinden, inançlarından ve cinsel kimliklerinden dolayı ötekileştirilenler olarak dayanışmadan başka yolun olmadığıydı.